24 Mart 2009 Salı

çünkü zaman akar..


“Ahh kimselerin vakti yok, durup ince şeyleri anlamaya“ diyen Gülten Akın bu dizeleri yazarken neler hissetmiştir bilinmez. Ben bu dizeyi her nezaman geçirsem aklımdan derin bir düşünce kaplıyor içimde bir yeri.
Bunu bile bile yaptım. Hayatımın en küçük zaman dilimini bile kaplayacak meşgaleyi kendi önüme kendim sundum. Düşünmeye zamanım kalmasın diye.
Yarı baygın evime varıp kafamı hemencecik devireyim yastığa diye. Sonraları fark ettim ki zamanımı hemen her şeye cömertçe adarken ince şeyleri kaçırıyorum. Hayatımı özel kılan insanlara yeterince cömert davranmıyorum. Adaletten bahsederken adil olamıyorum…
Hayata yetişemediğimi görmek fena. Okumak istediğim kitaplar, izlemek istediğim filmler, görmek istediğim şehirler var. Saatler yetmiyor. Yüzüm düşüyor.
Geçtiğimiz günlerde bir film izledim. “seven pounds” Will smith’in başrolünü oynadığı o etkileyici senaryo evet.
“ Tanrı evreni 7 günde yarattı, ben ise benimkini 7 saniyede mahvettim” diye başlıyordu.
Uzun zamandır kendimi uzaktan seyrettiğim olmamıştı.. insanın kendini eleştirmesi zordur her zaman.. Yenilgileri, yaptığımız haksızlıkları, kırdığımız kalpleri hazmetmek zordur…
Ömrümden sayısız insan geçti, hayatımı başkaları için harcadım çoğu zaman, düşünceli gecelerim oldu, kalpler kırdım zaman zaman.. Ama şimdi düşündüğümde diyorum ki kendime, ben kötü biri değilim.. Beni tek rahatlatan bu. Kurduğum cümlelerde, yaptığım işlerde, attığım adımlarda kötülük yok.... İçim burkulurken boynuna sarılıp teselli etmemem kimseyi az sevdiğim anlamına gelmiyor aslında.. İnsan bazen her şeye yetemez öyle değil mi.. Bazen sevgisini çok gösteremez. Aklıma yine okuduğum kitaptan o cümleler geliyor..
“Saçmalıklar arasında kaybolup, hayattaki büyük sırrı çözemedik. Soru da cevapsız ve amaçsız kalakaldı. Nasıl yaşadın? Neden öyle yaşadın? Neyi yapabilecekken yapmadın? Başka bir yol, başka bir anlam arıyordun. Yanlış zilleri, yanlış kapıları çaldın, yanlış yollara saptın, yanlış insanları sevdin, yanlış yataklarda uyudun. Neden hayal ettiklerini, düşündüklerini bu kadar küçümsüyorsun?” (K.M.)
Şimdi başım dik aslında, büyük pişmanlılarım yok hayatta..
İnceliklere vereceğim değerler dışında..

4 yorum:

sercan dedi ki...

"...başkalarına değer verdiğin kadar insansın..."
hala iyi olan şeylere değer veren, güzel bir yazar... ne hoş... eline yüreğine sağlık...

Herzamankafamgüzel dedi ki...

aman bişeyler düşünürüm diye tuvalete laptop götürür oldu insanlar..
düşünmemek için bir yerlerini yırtıyorlar.tuvalet bunun için en uygun mekan!

düşündük, düşledik ama sonucunda hep düştük.
düştükçe düşünmedik..

kısacası
bizi düşünmekten alıkoyacak her şey için dakika düştük senelik paydan *

kanilski dedi ki...

"Saçmalıklar arasında kaybolup, hayattaki büyük sırrı çözemedik. Soru da cevapsız ve amaçsız kalakaldı. Nasıl yaşadın? Neden öyle yaşadın? Neyi yapabilecekken yapmadın?"


yazdıklarının arasında gizli... soru da, cevap da.

zaten hayatın bir anlamı olmaması saçmalık değil mi? bir Camus okuyucusu olarak; saçma hayatın karşısında uyumsuz olmayı ve değerleri bir yana atıp mutluluğa koşmayı seçenlerdenim. henüz muvaffak olamasam da...

pensieve dedi ki...

değerler değerler değerler!